KÖRKÜLERALPEREN Dostluğa açılan el

SELÂMÜNALEYKÜM ZİYARETÇİ

 
  ANA SAYFA
  KUR'AN-I KERİM
  PEYGAMBERİMİZ
  EHL-İ SÜNNET
  SÜNNET-İ SENİYYE EDEPTİR
  ALDANAN KİM ?
  NAMAZ
  NAMAZIN ÖNEMİ
  RESİMLİ NAMAZ HOCASI
  NAMAZI TERK ETMENIN BAHANELERI
  CENNETLE MÜJDELENEN SAHABELER
  MEZHEBLER
  EVLİYALAR(Dinle)
  A-Z EVLİYA HAYATLARI (Oku)
  ÖRTÜNME ÇAĞRISI
  => Örtülmesi Gereken Yerler
  => Örtüsüzlük bir kimlik ilanıdır
  => Örtüsüzlük bir hayat tarzıdır
  => Örtünmemek küfürmüdür?
  => Sözü tutulmaya en layık ALLAH değil midir?
  => Niçin örtünmüyorsunuz?
  => Fuhşiyat
  => Başörtüsü ile ilgili CEVAP + ilahi eşliğinde
  AİLE VE EĞİTİM
  ADAB-I MUAŞERET
  BÜYÜK İSLAM İLMİHALİ
  İletişim
  Sık kullanılanlara ekle
  İSLAM TARİHİ
  ALPEREN'CE
  OSMANLI DEVLETİ
  TÜRK-İSLAM ÜLKÜSÜ
  TÜRKİYENİN TANITIMI
  İSLAM DÜNYASI İŞKAL ALTINDA
Veda Hutbesi

NASİHAT

Oğul,
İnsanlar vardır,şafak vaktinde doğar Akşam ezanında ölürler. Avun oğlum avun, Güçlüsün,kuvvetlisin,akıllısın,kelamlısın Ama,bunları nerede,nasıl kullanacağını bilmezsen Öfken ve nefsin bir olup aklını yener, Sabah rüzgârlarında savrulur gidersin. Daima sabırlı,sebatlı ve iradene sahip olasın. Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmeyen gizemler,bilinmeyenler, Görülmeyenler, Ancak senin erdemlerinle Gün ışığına çıkacaklar. Ananı-atanı say.Bereket büyüklerle beraberdir. Bu dünya inancını kaybedersen Yeşilken çorak olur,çöllere dönersin. Açık sözlü ol. Her sözü üstüne alma,gördün söyleme,bildin bilme. Sevildiğin yere sık gidip gelme. Kalkar itibarın, muhabbet olmaz. Üç kişeye acı: Cahiller arasındaki alime, Zenginken fakir düşene, Hatırlı iken itibarını kaybedene. Unutmaki! Yüksekte yer tutanlar Aşağıdakiler kadar emniyette değildir.!

İMANLI ALPEREN GENÇLİK

ÖRTÜNME ÇAĞRISI



Allah Teala,örtünmemizi bizden ta ilk günden itibaren,yeryüzüne ayak basar basmaz istemiştir.Yer yüzündeki hayatımızla birlikte başlamıştır örtünme yükümlülüğümüz.Bunun böyle bilinmesini istiyoruz ve özelliklede bu meselenin"islamda örtünme"diye ele alınmaması gerektiğine inanıyoruz.Çünkü örtünme Hz.Muhammed(s.a.v)ile başlamamış,Kur'an'la ve islam'la birlikte başlamamıştır.Allah Teala,daha ilk günden örtünmeyi,edepli ve hayalı olmayı emretmiş,daha sonra toplumlar ne zaman ki bu çizgiden ayrılmaya başlamış gönderdiği resullerle bu çağrıyı yenilemiştir.
Eğer bu konuyu biz islamla birlikte ele alırsak şöyle bir çarpıklık ortaya çıkar:Sanki insanlar ve özellikle bayanlar binlerce yıl örtüsüz,açık saçık yaşadılar,sonra Allah Teala dünyanın sonuna doğru son Peygamberiyle  örtüsüz yaşamaya bir son verdi  ve bayanları örtünmekle yükümlü tuttu.Böyle bir mantık kesinlikle doğru değildir.Örtünme duygusu,hem insanoğlunun yaratılışında mayasına işlenmiş;edep,haya,namus ve utanma özellikleriyle donatarak yeryüzüne göndermiştir,hem de yeryüzüne iner inmez ilk olarak yine bu konuda uyarılmıştır.
Evet örtünme yükümlülüğü insanoğlunun yeryüzünde var olduğu günle birlikte vardır.A'raf suresi'nin ilk dört sayfasında ki yeryüzüne geliş serüvenimizi bir kaç defa dikkatlice okuyunuz.Adem ve Havva atalarımızın yaratılışı,Adem(a.s)'a secde etmeleri için meleklere verilen emir,hepsinin secde edip,iblis'in kibirle direnişi,Allah Teala ile iblis arasında geçen konuşmalar,Adem ve Havva'nın cennet'e konulmaları,yasak ağaca yaklaşmamaları konusunda uyarılmaları ve şeytanın ayartması sonucu yasak meyveden yemeleri,ayıp yerlerinin açılması ve cennetteki yapraklarla örtünmeye çalışmaları,sonra pişman olup tevbe etmeleri,tevbelerinin kabulü,en sonunda da cennetten yeryüzüne indirilmeleri...

"Kiminiz kiminize düşman olarak inin!Yeryüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim ve geçim vardır."
"Ey Ademoğulları,biz sizin çirkin yerlerinizi örtecek bir elbise ve size süs kazandıracak,bir elbise indirdik(varettik).Takva ile kuşanıp donanamak ise bu daha hayırlıdır.Bu Allah'ın ayetlerindendir.Umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz.
"Ey Ademoğulları,şeytan anne ve babalarınızın çirkin yerlerini göstermek için,elbiselerini sıyırtarak onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın.Çünkü o ve taraftarları kendilerini göremiyeceğiniz yerden sizleri görmektedir.Biz gerçekten şeytanları,inanmayanların dostları yaptık."
(A'raf:24-27)

Dikkat ediniz,hiç bir emir örtünmekden önce değidir,örtünmenin önünde değildir,hepsi örtünmeden sonradır.Çıplaklığını gidermeden,giyinmeden,insanoğlunun Rabbine sunacağı hiç bir ibadet olmadığı gibi,toplumsal hayata da insanların ve özellikle bayanların birbirine karşı yerine getireceği bundan daha öncelikli bir görevi yoktur.Onun için yeryüzüne ayak bastıktan hemen sonra Allah Azimüşşan'ın biz insanlara verdiği ilk emir olmuştur.Fakat nedense bu husus özellikle inanan insanımız tarafından bile fazla bir dile getirilmemekte veya gözden kaçırılmaktadır.Tarih boyunca Resullerin etrafında toplanan,onlara iman eden bütün bayanlar örtünmekle yükümlü olmuşlar ve bunu yerine getirmişlerdir.Özellikle yahudilerde ve hristiyanlarda inanan kadınların tesettürlü olduğunu dinler tarihinden,Tevrat'tan,İncil'den ve kendilerine ait diğer dini metinlerden ve Kur'an'dan rahatlıkla öğrenebilmekteyiz.
Evet insanoğlu tarihin balangıcıyla birlikte örtünmekle yükümlü olmuş ve bu yükümlülüğünü yerine getirmiştir.Şu var ki Allah Teala insanların dinden uzaklaşmalarıyla birlikte zaman zaman silinmeye yüz tutmuş bu çizgiyi,belirsiz duruma gelmiş tesettür yükümlülüğünü çeşitli zamanlarda tekrarlamış,Hazreti Meryem'le sembolleştirmiş,Hazret Muhammed Aleyhisselam ile,islam ile,Kur'an ile iyice koyulaştırmış,belirginleştirmiş özellikle Nur ve Ahzab sureleriyle net,berrak ve su götürmez bir şekilde neticelendirmiş,hükümlendirmiştir.

"Mü'min erkeklere söyle gözlerini sakınsınlar ve ırzlarını muhafaza etsinler.Bu kendileri için daha temizdir.Gerçekten Allah yapmakta olduklarından haberdardır."
"Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz."
(Nur:30-31)
"Ey Peygamber!Zevcelerine,kızlarına ve mü'minlerin hanımlarına söyle,dış elbiselerinden üzerlerine giyinsinler!Onların(özgür ve iffetli)olarak tanınması ve eziyet görmemesi için en uygun olanı budur.Allah çok bağışlayandır,çok esirgeyendir."(Ahzab:59)

Allah'ın sevgili Resulü Rabbinden aldığı bu ayetleri tebliğ etmiş,onun sevgili ashabı da en güzel ve en doğru şekilde okumuşlar,anlamışlar ve örtünmek suretiyle nasıl olacağını göstermişler ve hayata geçirmişlerdir.Vahyin inmekte olduğu bu sureç içinde Allah Teala da onların bu uyglamalarını onaylamış ve razı olmuştur.Günümüze kadar yeryüzünün dört bir yanında ki müslüman alimler bu olayı bu şekilde anlamışlar,diğer müslümanlara aktarmışlar,onlarda Allah Teala'nın bu emrini aynı şekilde uygulamışlardır.Bugün biz ve bizim dışımızda ki bütün bir dünya bilmektedir ki,başlangıçtan itibaren günümüze kadar bütün müslüman bayanlar örtünmekle yükümlüdür ve örtülüdürler!Bir takım küçük ayrılıklar dışnda yine bütün islam mezhepleri şu konuda ittifak etmişlerdir.
>Müslüma kadınların ellerinin ve yüzlerinin dışında kalan yerlerini yabansı erkeklere göstermeleri haramdır,
>Vücut hatlarını belli edecek şekilde dar giyinmeleri haramdır,
>Tenlerini gösterecek derecede ince giyinmeleri haramdır,
>Giyim-kuşam da kafirlere benzemeleri haramdır.

Bu konuyu bunun dışında,başka bir şekilde anlamaktan ve hele pazarlık masasına yatırmaktan,tartışmaktan Allah'a sığınırız.



 
   
Esma-ül Hüsna  
 


"O, yaratan, var eden, sekil veren Allah'tir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun sanini yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.(Hasr-24)"


ALLAH
(Varligi zorunlu olan ve bütün övgülere layik bulunan zatin özel ve en kapsamli adi)


RAHMÂN
(Bagislayan, esirgeyen)


RAHÎM
(Aciyan, esirgeyen)


MELIK
(Görünen ve görünmeyen alemlerin sahibi)


KUDDÛS
(Her eksiklikten münezzeh)


SELÂM
(Esenlik veren)


MÜ'MIN
(Güven veren, vaadine güvenilen)


MÜHEYMIN
(Kainatin bütün islerini gözetip yöneten)


AZÎZ
(Yenilmeyen yegane galip)


CEBBÂR
(Iradesini her durumda yürüten, yaratilmislarin halini iyilestiren)


MÜTEKEBBIR
(Azamet ve yüceligini izhar eden))


HÂLIK
(Takdirine uygun bir sekilde yaratan)


BÂRI'
(Bir model olmaksizin canlilari yaratan)


MUSAVVIR
(Sekil ve özellik veren)


GAFFÂR
(Daima affeden, tekrarlanan günahlari bagislayan)


KAHHÂR
(Yenilmeyen, yegane galip)


VEHHÂB
(Karsilik beklemeden bol bol veren)


REZZÂK
((Bedenlerin ve ruhlarin gidasini yaratip veren)


FETTÂH
(Iyilik kapilarini açan, hakemlik yapan)


ALÎM
(Hakkiyla bilen)


KÂBID
(Rizki tutan, canlilarin ruhunu alan)


BÂSIT
(Rizki genisleten, ruhlari bedenlerine yayan)


HÂFID
(Alçaltan, zillete düsüren)


RÂFI'
(Yücelten, izzet ve seref veren)


MUIZ
(Yücelten, izzet ve seref veren)


MÜZIL
(Alçaltan, zillet veren)


SEMI'
(Isiten)


BASÎR
(Gören)


HAKEM
(Son hükmü veren)


ADL
(Mutlak adalet sahibi, asiriliga meyletmeyen)


LATÎF
(Yaratilmislarin ihtiyacini en ince noktasina kadar bilip sezilmez yollarla karsilayan)


HABÎR
(Her seyin iç yüzünden haberdar olan)


HALÎM
(Acele ile ve kizginlikla muamele etmeyen)


AZÎM
(Zatinin ve sifatlarinin mahiyeti anlasilamayacak kadar ulu)


GAFÛR
(Bütün günahlari bagislayan)


SEKÛR
(Az iyilige çok mükafat veren)


ALÎ
(Izzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, askin)


KEBÎR
(Zatinin ve sifatlarinin mahiyeti anlasilamayacak kadar ulu)


HAFÎZ
(Koruyup gözeten ve dengede tutan)


MUKÎT
(Bedenlerin ve ruhlarin gidasini yaratip veren, bilip gücü yeten ve koruyan)


HASÎB
(Kullarina yeten, onlari hesaba çeken)


CELÎL
(Azamet sahibi)


KERÎM
(Fazilet türlerinin hepsine sahip)


RAKÎB
(Gözetleyip kontrol eden)


MÜCÎB
(Dileklere karsilik veren)


VÂSI'
(Ilmi ve merhameti herseyi kusatan)


HAKÎM
(Bütün emirleri ve isleri yerli yerinde olan)


VEDÛD
(Çok seven, çok sevilen)


MECÎD
(Sanli, serefli)


BÂIS
(Ölümden sonra dirilten)


SEHÎD
(Her seyi gözlemis olarak bilen)


HAK
(Fiilen var olan, mevcudiyeti ve uluhiyyeti gerçek olan)


VEKÎL
(Güvenilip dayanilan)


KAVÎ
(Her seye gücü yeten, kudretli)


METÎN
(Her seye gücü yeten, kudretli)


VELÎ
(Yardimci ve dost)


HAMÎD
(Övülmeye layik)


MUHSÎ
(Her seyi tek tek ve bütün ayrintilariyla bilen)


MÜBDI'
(Ilkin yaratan)


MUÎD
(Tekrar yaratan)


MUHYÎ
(Can veren)


MÜMÎT
(Öldüren)


HAY
(Ebedi hayatta diri)


KAYYÛM
(Her seyin varligi kendisine bagli olup kainati idare eden)


VÂCID
(Diledigini diledigi zaman bulan bir müstagni)


MÂCID
(Sanli, serefli)


VÂHID
(Bölünüp parçalara ayrilmamasi ve benzerinin bulunmamasi anlaminda tek)


SAMED
(Arzu ve ihtiyaçlari sebebiyle herkesin yöneldigi ulular ulusu bir müstagni)


KÂDIR
(Her seye gücü yeten, kudretli)


MUKTEDIR
(Her seye gücü yeten, kudretli)


MUKADDIM
(Öne alan)


MUAHHIR
(Geriye birakan)


EVVEL
(Varliginin baslangici olmayan)


ÂHIR
(Varliginin sonu olmayan)


ZÂHIR
(Varligini ve birligini belgeleyen birçok delilin bulunmasi açisindan asikar)


BÂTIN
(Zatinin görülmesi ve mahiyetinin bilinmesi açisindan gizli)


VÂLÎ
(Kainata hakim olup onu yöneten)


MÜTEÂLÎ
(Izzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, askin)


BER
(Iyilik eden, vaadini yerine getiren)


TEVVÂB
(Kullarini tövbeye sevkeden ve tövbelerini kabul eden)


MÜNTAKIM
(Suçlulari cezalandiran)


AFÜV
(Hiçbir sorumluluk kalmayacak sekilde günahlari affeden)


RAÛF
(Sefkatli)


MÂLIKÜ'L-MÜLK
(Mülkün sahibi)


ZÜ'L-CELÂLI ve'l-IKRAM
(Azamet ve kerem sahibi)


MUKSIT
(Adaletle hükmeden)


CÂMI'
(Toplayip düzenleyen, kiyamet günü hesaba çekmek için mahlukati toplayan)


GANÎ
(Her seyden müstagni, kendi disinda her sey O'na muhtaç)


MUGNÎ
(Zenginlik verip tatmin eden)


MÂNI'
(Dilemedigi seyin gerçeklesmesine müsaade etmeyen, kötü seylere engel olan)


DÂR
(Zarar veren)


NÂFI'
(Fayda veren)


NÛR
(Nurlandiran, nur kaynagi)



HÂDÎ
(Yol gösteren, murada erdiren)


BEDÎ'
(Esi ve örnegi olmayan, sanatkarane yaratan)


BÂKÎ
(Varliginin sonu olmayan)


VÂRIS
(Varliginin sonu olmayan)


RESÎD
(Bütün isleri isabetli ve hedefine ulasici, irsad edici)


SABÛR
(Çok sabirli)


korkulerdiyari.tr.gg
ALLAH c.c En Güzel Isimleri

 
Veda hutbesi  
  Veda Hutbesi

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

 
hergün bir hadis  
   
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol